Abdi İbrahim ile 2 yıl 8 ay önce yollarının kesiştiğini söyleyen idari işler müdürü Erdem Sarıoğlu sorularımızı yanıtladı..

 

Soru 1: Lindström ile ilk tanışmanız nasıl oldu ?
Lindström’ün diğer ilaç firmalarına verdiği hizmetlerin referansı ile Abdi İbrahim’in büyüklüğü bir araya gelerek bu ortaklığı makul kıldı. Abdi İbrahim her zaman hem sektöründe hem ülkemizin diğer alanlarında yenilikleri takip etmekte öncü olan bir firma. İş kıyafeti kiralama hizmetinin ülkemizde nispeten yeni bir şey olmasına rağmen, Abdi İbrahim bu cesareti, öncülüğü ve tabii Lindström’ün dünya üzerindeki gücüne olan güven ile de beraber bu hizmeti almamız yönünde adım atılmasını sağladı. Tabii bu hizmetin alınmasına üzerinde çokça çalışılıp fizibilitesi yapılarak 6-7 aylık bir süreç sonucunda karar kılınmış. Ve şu anda birçok bölümümüzde ve bir çok farklı çalışan grupları olmak üzere 1400 çalışanımız için bu hizmeti almaktayız.

Soru 2: Hizmetimiz ile hayatınızı kolaylaştırıp iyi bir çözüm ortağı olabildik mi?
Evet. Başka yöntemlerle de yönetilebilir belki. Lindströmle çalışmanın en büyük katma değeri, izlenebilirliği ve standartları olan ve sürdürülebilir bir hizmet olması. Hangi ürünün nerede olduğunu, ne zaman yıkamaya gittiğini ve ne sıklıkta yıkandığını görebiliyoruz. Tabi olduğumuz uluslararası denetimlerde de denetçiler tarafından talep edilen bu verileri gönül rahatlığıyla, şeffaf bir şekilde paylaşabiliyoruz.

Sürece ve işleyişe kendimiz de dahil olarak, Lindström temsilcilerinin sahadaki desteği ile birlikte, sevkiyatın ve Lindström çalışanlarının çalışma şeklini de kendimiz görmemiz, bizim için de doğru hizmeti aldığımız noktasında ikna edici oldu.

Soru 3: Lindström’ü diğer seçeneklerden ayıran farkı sizden de duyabilir miyiz?
Global bir bakışın olması çok kıymetli. Global olarak dahi yaşanabilecek sorunları öncesinden gören ve bunu bize minimum seviyede hissettiren bir firma Lindström. Diğer seçenekleri düşündüğümüzde, çok ciddi bir satın alma süreci aklımıza geliyor. Ürünlerin tespiti, tedarikçinin standartları ve ürünlerin gelecekte tekrar bulunabilir olması konusunda riskler var. Bunlar aşıldıktan sonra bile farklı bir operasyon organizasyonu kurulması gerekecek. Hem satın alma yapılması lazım, hem depolanması lazım -belki farklı farklı noktalarda, hem de yıkatmak lazım. Bu şekilde üç farklı operasyonu takip ediyor olmamız lazım. Belki de en önemlisi; bizim her bir kıyafeti Lindström’deki gibi bir teknik ve fiziki altyapıya sahip, bu işi yapabilecek ölçekte ve güvenilirlikte, bizim gibi firmalarla çalışabilecek seviyede bir yapının dahilinde yıkattırmamız gerekiyor. Bu kapsamda da tek uygun aday olarak Lindström’ü görüyoruz.

Soru 4: Pandemi sürecinde Lindström’ün size katkısından kısaca bahsedebilir misiniz?
Operasyonun devamlılığı sekteye uğraması düşünülemezdi. Pandemi günlerinde insanların en çok ihtiyacı olduğu ilaçların üreticilerindeniz. Bu dönem de bize ekstra sorumluluk yükledi. Bu dönemde bizim de hassasiyetlerimiz arttı. Lindström’den de aynı hassasiyette dönüş alabildi. Pandeminin ilk günlerinde kıyafetlerin yıkama sıklıkları ve hijyeni konusunda sorularımız oldu. Bu süreçte hijyen yönünden bir çok talebimiz oldu ve Lindström operasyonlarını bizim ihtiyaçlarımız doğrultusunda yönetebildi. Bu da bizim için çok kıymetliydi.